Muammer Yeşilyurt
23/5/2006
-
Silah kaçakçısı yakalandı
|
Trabzon’un Hayrat İlçesi’nde bir kişi, kaçak silah ticareti yaptığı gerekçesiyle yakalanarak gözaltına alındı.
Hayrat Taflancık Köyü’nde bir ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri, Durali Y. (52) isimli şahsın evinde arama yaptı. Yapılan arama sonucunda, 2 adet İngiliz piyade tüfeği, bir adet tabanca, bir adet av tüfeği, 194 muhtelif çapta dolu fişek, silahlara ait çok sayıda şarjör ve mermi doldurma aparatları ele geçirildi. Durali Y. olayla ilgili olarak gözaltına alınırken, soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Kaynak: Kenthaber
|
Yorum (
2
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006
-
Evleri, gözlerinin önünde kül oldu
|
Trabzon’un Hayrat ilçesi Taflancık köyünde Tayyip Yeşilyurt’a ait ev, içindeki eşyalarla birlikte kül oldu.
Ev sahibi Tayyip Yeşilyurt, daha önce de birkaç defa elektrik kontağında kısa devre olduğunu söyleyerek, yangının kısa devreden çıktığını tahmin ettiğini söyledi. Akşama doğru saat 17.30 sıralarında çıkan yangın esnasında kendisinin kahvehanede, eşi ve çocuklarının ise çay bahçelerinde olduğunu belirten Tayyip Yeşilyurt, komşuların haber vermesiyle evin yanına gittiklerini, fakat evin ahşap olması, yanındaki samanlığın alev alması ve araç için yol olmaması sebebiyle yangına müdahele edemediklerini ve evin yanışını seyretmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Yeşilyurt, “Ben, eşim ve 7 çocuğum sadece üzerimizdeki elbiselerle kaldık. Devletimizden ve hayırseverlerden yardım bekliyoruz.” dedi. Yetkililerce tutulan tutanakta yangının neden olduğu hasarın, 50 milyar civarında olduğu kaydedildi.
Kaynak: Cha 07.05.2003
|
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006
-
Okul için protokol imzalandı
Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası çerçevesinde Trabzon'un Hayrat ve Çaykara ilçelerinde okul yaptıracak hayırsever iş adamları, konuyla ilgili protokolü Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir ile birlikte imzaladı. Trabzon Valiliği'nde düzenlenen protokol imza törenine, Vali Hüseyin Yavuzdemir, Milli Eğitim İl Müdürü Selim Yavuz Sandıkçı, hayırsever iş adamları Muzaffer Zengin, Şükrü Fettahoğlu ve davetliler katıldı.
Vali Yavuzdemir, mart ayında Trabzon'da; nisan ayında da İstanbul'da yapılan toplantılarda hayırsever iş adamlarından okul yaptırma sözü aldıklarını ve şimdi de bu sözlerin yerine getirildiğini belirterek, atılan imzaların eğitime verilen desteğin kartopu gibi büyüdüğünün işareti olduğunu söyledi. Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en büyük şehri olan Trabzon'un eğitim alanındaki sorunların bir an evvel hallederek düzlüğe çıkması için gayret sarfettiklerini kaydeden Yavuzdemir, "Bu doğrultuda eğitime destek veren iş adamlarının hepsinden Allah razı olsun.
Bu desteklerle ilimizin eğitim sorunları en aza indirilecektir" dedi. Ayrıca Zorlu Grubu'nun 500 ve iki ayrı iş adamının da 75 adet bilgisayar hediye ettiğini ifade eden Vali Yavuzdemir, "Şimdi de bunun altyapısını hazırlıyoruz. Daha sonra bu bilgisayarlar okullara dağıtılacak. İnşaallah Trabzon'daki bütün okullarımızı da bilgisayarlarla destekleyeceğiz" diye konuştu. Daha sonra hayırsever iş adamları Muzaffer Zengin ve Şükrü Fettahoğlu, okul yaptırma protokolünü Vali Yavuzdemir'le birlikte imzaladı.
Kaynak: İHA 9 Eylül 2005 Cuma |
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006
-
Köyümüz Hakkında Kısa Bilgiler
|
Köy Muhtarı: MEHMET KARAALİOĞLU
|
|
Muhtarlık Erişim Bilgileri:
|
|
Telefon: |
0 (462) 695 51 11 |
|
Cep Telefonu: |
0 (535) 345 74 05 |
|
Demografik Bilgiler:
|
|
Nüfusu: |
|
2000 yılı |
1388 |
|
1997 yılı |
991 | |
|
İle Uzaklığı: |
66 km |
|
İlçeye Uzaklığı: |
4 km |
|
|
|
|
|
|
Sağlık Evi Yok Sağlık Ocağı Var / Faal |
İlköğretim Okulu Var / Faal Taşımalı Eğitim Yapılıyor |
PTT Şubesi Yok PTT Acentası Yok |
Su Şebekesi Var Kanalizasyon Var | | |
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006
-
KARANLIĞA ÖZGÜ ACILARIM
|
Yolumu kaybettim, çaresizim Geriye dönüşü bulamaz oldum, Mutluluk kervanını kaçırmışım O kervanı artık aramaz oldum.
Dertsiz başıma dert yükledim Derdime derman alamaz oldum. Dertliyken kendimi mutlu sanmışım, Halimden anlayanı bulamaz oldum ..
Uçsuz, bucaksız karanlığa düşmüşüm Karanlığıma ışık tutamaz oldum, Yanılgı içinde tekrar yanılmışım, Beni aydınlatacak olanı göremez oldum ..
Gecelerim hüzünlü , uzun mu uzun Gecemi aydınlatacak güneşi göremez oldum, Hem çaresizim hem de uykusuzum Bedenimi rahatlatan yatakta yatamaz oldum ..
Bende battım her gün batan güneşle Sonsuzluktan bir türlü çıkamaz oldum, Derdime çare bulamadım biriyle Güneş tekrar doğdu ben doğmaz oldum.
Dertlerim bana has, dertlerim bana özel, Dertsiz insanı göremez oldum Gece rüyalarımı süsleyen güzel Senden de bir fayda bulamaz oldum .. |
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006
-
Öyle bir zaman ki...
|
İnsanlar hayran olmayı genelde severler. Özellikle hayran olunmayı bir başka isterler. Hayatın her kademesinde hayranlık var ve insanların kokuşmuş kelimelerinde basit yaşamlarını sürdürüyorlar. Bazıları birisine hayran olur, bazıları ise bir şeye... Değişmeyen tek şey vardır: Hayran olunanlar çoğu zaman bunu hak etmezler. Benim şaşırdığım nokta yeri geldiğinde insanların birbirlerini abartırcasına övmeleri. Ya da yeni çıkan bir şeye karşı duyulan hayranlık. Mesela bazıları arabalara, bazıları teknolojik aletlere bazıları ise başarılara hayrandır. Hayat sahte yüzüyle akıp giderken biz yaşamın sahte figüranlarını övgülerimizle beslemeyi tercih ettik. Oysa ki küçücük hücrede yaşananları yüzyıllardır tam olarak anlayamayan insanoğlu kendi içindeki ufacık başarıları ve güzellikleri zirveye çıkarmayı biliyor.
Günümüzde yüksek binalara geniş otoyollara sahibiz, fakat daha az karaktere ve daha dar bakış açısına. Daha çok harcıyor, ama daha az zevk alıyoruz. Daha büyük evlere sahibiz, ama daha küçük ailelere. Daha çok yapacak işlerimiz, fakat daha az zamanımız. Daha çok bilgiye sahibiz, ama daha az doğru kararlar veriyoruz. Daha çok ilacımız var ama daha az sağlıklıyız. Servetimizi katlayarak çoğalttık, fakat değerlerimizi azalttık. Çok fazla konuşuyor, çok az seviyor ve çok fazla nefret ediyoruz. Aya gidip geldik, ama sokağımızın karşısındaki komşumuza gitmekte zorlandık. Dışımızdaki alanları fethettik, fakat içimize ulaşamadık. Daha çok gelirimiz var, fakat daha az moralimiz. Daha özgürce harcayacak zamanımız var, fakat daha az zevk alıyoruz. Daha çok yiyeceğe sahibiz, fakat daha az besleniyoruz. Her eve iki maaşın girdiği, fakat boşanmanın arttığı günlerdeyiz. Daha iyi evlerin, fakat daha çok yıkılmış yuvaların olduğu zamandayız.
Bu nedenle şunları öneriyorum; hiç bir şeyinizi özel bir an için saklamayın. Çünkü yaşadığınız her an özeldir. Araştırın, daha çok okuyun, koltuğunuza oturun sahip olduğunuz manzarayı seyredin. Ailenizle ve arkadaşlarınızla daha fazla vakit geçirin, sevdiğiniz yiyecekleri yiyin ve beğendiğiniz yerleri ziyaret edin.. En sevdiğiniz parfümünüzü saklamayın ve her istediğinizde kullanın. Sözlüğünüzden "günün birinde" ve "bir gün" gibi kelimeleri çıkartın. Ne zamandır yazmayı düşündüğünüz mektubu yazın. Ailemize ve arkadaşlarımıza onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim. hayatınıza zevk ve kahkaha verecek katacak hiç bir şeyi ertelemeyin. Her gün, her saat ve her dakika özeldir.
Biz kalıplara sığmak için zaman harcadıkça birileri hayatı yaşanmaz bir çıkmaza götürüyor. Biz gözümüzü her açtığımızda ise anlayamadığımız ölümler ve yıkımlarla karşılaşıyoruz. Bu ne bir kader ne de bir son. Bu sadece yanlış başlangıçların kaçınılmaz devamı. Şimdi kafalarda hazırlanan bütün senaryoların aksine, yaşamın kaynağı olan insanları anlamaya başladıkça ve yanlış olan kavramları daha büyümeden düzelttikçe soluduğumuz hava daha temiz kokacak.. Geçmişte çözemediklerimiz bu gün bize cevaplarıyla geliyorsa sorun onlarda olduğu kadar bizde de var. Unutmayın; bir başarı en az bir kişiye ait olmadığı gibi bir suç da en az bir kişiye ait değildir.
|
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/5/2006
-
Bilgilendirici Sunumlar.
14/5/2006
-
Taflancık Köyünden Seyrü Alem
14/5/2006
-
Ekonomi Gündemini Bizimle Takip Edin
Ekonomi Gündemini Bizimle Takip Edin
- Resmin üzerine TIKLAYIN -

Klip izlemek için televizyon resmine tıklayın

|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/5/2006
-
Çaylarımız Dondu

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde 774 bin dekar alan üzerinde çay tarımı yapan 204 bin aile, açıklanacak fiyatı beklerken, yaşanan don sebebiyle adeta şok yaşadı.
Bir gecede yaşanan don olayının ardından yüksek ve sırt kesimlerde fındık ve çayların yeni filizleri yanarak kırmızı renge döndü. Üreticinin zararının yüzde 35 ile 45 arasında olduğu belirtildi. Zarara uğrayan üreticiler devletin bu durumu göz önüne alarak bir fiyat açıklamasını bekliyor.
Taflancık Köyündeki üreticlerde yaşanan don olayından zarar ettiklerini belirttiler. Özellikle Köyümüzde yüksek yerlerde ekili olan çaylar dondan çok etkilendi. Bu muhitlerde bulunan üreticiler don olayından etkilendiklerini ve devletin bu arizi faktörleri göz önünde bulundurması gerektiğini söylediler.
Öte yandan 1980 yılına kadar toz şeker fiyatıyla aynı tutulan yaş çaya yıllardan beri hak ettiği fiyat verilmiyordu. Başbakan Recep Tayip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunda yaş çay taban fiyatı da görüşüldü. Uzun tartışmaların sonucunda çay üreticisini bayram yaptıran rakam açıklandı: 1,52 YTL. 2006 yılı yaş çay taban fiyatının yılların eksikliğini tamamlaması açısından yeterli olduğunu söyleyen çay ekicileri birliği kooperatif başkanları: "Çay üreticileri yıllardan beri verilen düşük fiyat yüzünden eziliyordu.
Eskiden yaş çay taban fiyatları şekerle birlikte seyir ederdi. 1980 yılından sonra üretici açlıkla karşı karşıya bırakıldı. Ekmek uğruna sılasından göçmek zorunda kaldılar. Bu yıl ki taban fiyat nedeniyle hükümetimize sonsuz teşekkür ediyoruz" dediler. Çaya beklemedikleri bir fiyat veren hükümeti sandıkta ödüllendireceklerini söyleyen yaş çay üreticileri ise, verilen fiyatla aile ekonomilerinin büyük ölçüde rahatlayacağını söylediler. Üreticiler: "Çay ekili arazilerimiz bölünmüş olsa da göçmeden de çocuklarımızı bakabilecek bir fiyat açıklanmıştır. Çaya verilmeyen yeterli fiyat yüzünden İstanbul'un inşaat sektörü de durma noktasına geldi. Yıllar önce biriken çay paralarımızla inşaat sektörüne hizmet ediyor. İş istihdamı da sağlıyorduk. Ancak yıllardır girdi maliyetlerimizi zor karşılar olduk. Aç kalmamak için sılamızı terk etmek zorunda bırakıldık" şeklinde konuştular.
Diğer yandan Çaya verilen yaklaşık yüzde 320 oranındaki taban fiyat IMF yetkililerinin tepkisine neden oldu. IMF Türkiye masası takip sorumlusu Hakkonen, bütçenin faiz dışı fazlasının tutturulması için bu tür yüksek ödemelerin risk oluşturacağını söyledi. Hakkonen'e cevap veren maliye bakanlığı yetkilileri: "Sosyal sorunlara neden olabilecek düşük taban fiyatları yükseltmek zorunda olduklarını, meydana gelen farkın faiz dışı fazlayı olumsuz etkilemesinin beklenmediğini ifade ettiler".
Evet yaşanan don olayı geçit vermez dağlarla, gökyüzü arasına sıkışıp kalmış ve çay üretiminden başka geçim kaynağı olmayan üreticilerin daha az kazanmasına neden olmaktadır.
Önümüzdeki günlerin sektör ve üreticiler açısından ne getireceğini bekleyip göreceğiz.
|
Yorum (
2
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Hareketi Samsun İl Koordinatörü |
|